replika saat ve varlık bilgileri34

 replika saat


replika saat ve varlık bilgileri34 en güzel bilgileri sizldere yazan replika saat diyorki likede gibi, umarsız gibi görürüm. Ama ben olanın hangisi olduğunu içindeki yerimin hangisi olduğunu da, içinde olduğum bu dünyanın doğru hangi yüzünü çevirdiğini de bilmem.Böylece başkasının bu belirişinin anlamını bakışı aracılığıyla ve belirleyebiliriz. Başkası bize hiçbir şekilde nesne gibi verilmez. Ba^kaün leştirilmesi bakış-varlığının çöküşü olurdu. Zaten daha önce gördük^ bakışı, bu bakışı gösteren nesneler olarak gö^lehrıin bizatihi kayboL-rz^ kası, benim başkası için varlığımın ufkunda, boşlukta hedeflenmişi olamaz. Başkasının nesneleştirilmesi, ilerde göreceğimiz gibi, tam diba sı için varlığımdan kurtanrken başkasına da benim için bir varlık lığımın kendini savunmasıdır. Bakış fenomeninde başkası, ilke olanks mayan şeydir. Onun aynı zamanda benden benim-kendime gıdenvî» dim için açınlanmamış olarak benim belirmeme sebep olan mûnasebeiı mi olamayacağını da görüyoruz. Başkası, benim dihhatim larafmdaııbıi namaz: başkasının bakışının belirişindc, bakışa ya da başkasınaliiliiıi bu ancak nesnelere dihkat edennişim gibi olabilirdi, çünkü dikkat yönelimsel olarak yönelmedir. Ama buradan, başkasının soynıı bit W münasebetin kavramsal bir yapısı olduğu sonucu çıkarulmamalıdn rada başkasının tümel ve formel bir yapı olabileceği, gerçekten ne yoktur. Başkası elbette benim
bütünleyici parçalarından biri olarak bu varlığın koşulu değildir, çunku tam da ^çınlanmamış olarak ortasında bulunduğum bu dünyaya aşkınlaşan şeydir, dola-|,nsıyla bu haliyle, ne nesne ne de bir nesnenin formel ve kurucu öğesi olabilir. Başkası bana ancak -bunu daha önce gördük- kendi deneyimimin birleştirici ya da düzenleyici bir kategorisi olarak görünebilir, çünkü bana tesadüfen gelmektedir. 0 halde nedir başkası?
Her şeyden önce, dikkatimi yöneltmediğim varlıktır. Bana bakan ve benim henüz bakmadığım kişidir, beni açınlanmamış olarak, kendi-kendisini açınlamak-sızın benim-kendime teslim eden kişidir, hedef alındığı ölçüde değil de beni hedef aldığı ölçüde kendisine mevcüt olduğum kişidir; kaçışımın, benim için müm-bûnolanlann yabancılaşmasının ve dünyanın bir başka dünyaya, aynı olan ama jane de bu dünyayla iletişimi olmayan bir başka dünyaya doğru akışının erimdı-şı ve somut kutbudur. Ama başkası, bizatihi bu yabancılaşmadan ve bu akıştan a)Ti olamaz, bunlann doğrultusu ve yönüdür, bu akışa gerçek ya da kategoriyel bir öğe olarak değil, bir mevcudiyet olarak musallattır ve onu “şimdiki zamanda ta-nhlemeye” kalkıştığımda donan ve dünyalaşan, ona dikkat etmediğimde her zamankinden de daha fazla mevcut ve acil olan bir mevcudiyettir. Örneğin bütünüyle utancımın etkisi altında oldugümda, başkası bü utancı ayakta tutan ve her yönden kucaklayan devasa ve görünmez mevcudiyettir, açınlanmamış-varlığımı OTkta tutan ortamdır. O halde, açınlanmamışla yaşanmış deneyimim içinde açmknmayabilir olarak başkasında tezahür eden şey nedir, onu görelim.
Her şeyden önce, başkasının bakışı, nesneliğimın zorunlu koşulu olarak, be-ram için her türlü nesneliğin tahrip edilmesidir. Başkasının bakışı dünyanın içinden geçip bana ulaşır ve yalnızca benim-kendimin dönüşmesi değil, dünyanın tümden başkalaşmasıdır. Bakılan bir dünyada bakılmaktayım. Özellikle de, başkasının bakışı -ki bu, bakan-bakıştır, yöksa bakılan-bakış değil- benim nesnelere olan mesafemi yadsırken kendine ait mesafeleri yayar. Başkasının bu bakışı kendim dolaysız bir şekilde ve mesafesiz bir mevcudiyetin bağrında mesafenin dünyaya geldiği şey gibi verir. Gerilerim, kendi dünyama mesafesiz mevcudiyetimden yoksun kalınm ve başkasına ait bir mesafeyle donatılırım: işte, kapıya or be? adım, pencereye altı metre uzaktayım. Ama başkası, kendisine belli mesafe de oluşturmak üzere gelip beni bulur. Başkası, beni, kendisine altı metre uzakt olan şeklinde oluşturan olarak, mesafesiz olarak bana mevcut olmalıdır. Böyle • şeyler ve başkasıyla aramdaki mesafemin
tim herkes tanıyacaktır. Başka türlü söyleyecek olursak, kendıı^ duyumsadığım ölçüde, başkasının dunyaöıesi liransmondainç] benim için gerçekleşir: başkası benim dünyamın "ortasında” ^ bakmaz, olanca aşkınlığıyla dünyaya ve bana doğru gelen olargj^ benden herhangi bir mesafeyle, dünyaya ait ne gerçek ne ideal neyle, dünyanın herhangi bir cismiyle değil de yalnızca başkası olarak bakar, Böylece, başkasının bakışının görünmesi dünyanıni, me değildir; ne “benimki” olan dünyanın, ne de “başkasınınki” 1 ve beni başkasıyla birleştiren münasehei dünyanın içindeki bir d, S sebeti olamaz, ne var ki başkasının bakışı aracılığıyla dünyanın lunduğunun somut deneyimini yaşarım. Başkası, hiçbir araa ki olmayan bir aşkınlık olarak bana mevcuttur. Ama bu mevcudiyeti,.^'* ğildir; benim, başkasına mevcut olabilmem için dünyanın olancay" rekir. Kendimin açınlanmamış-varlığı olduğum ölçüde üzenır.ean^^ ve bu bakış aracılığıyla mesafeleri ve aletleriyle eksiksiz bir dûnvi-. . mülmüş olduğum ölçüde varlığın sonsuzlüğuyla benden aynhr.’v^ cut ve ele gelmez aşkınlık; onu önce bakış olarak duvatnsadı^ır,-.-. sınm bakışı işte böyledir.
Ama a)Tica başkası, bir başka özgürlük için olmak dışında, rter. -dakı imkânsızlığı da imkânlarımı dondurarak bana açık eder için nesne olamam çünkü ne isem oyum; yalnızca kendi ka\T.i’tdL::i' ğında, kişiliğin ikileşmesine yönelik düşûnümsel çaba b.ışars ı'.Aa yeniden ve hep kendim tarafından kavranırım, \’e naıfbırundî ûbı madan nesnel bir varlık olmamın mümkün olduğunu one sürdü^d dan bile örtük bir biçimde başkasının varoluşunu varsavanm, çünfe'!?! olmaksızın nasıl nesne olabilirim ki? Nitekim benim için başkası ona nesne olduğum varlıktır, yanı kendisi m uı ılığıvla nesnelığimıkaznif ur, Ûzelliklenmden binni bile nesnel kipte tasarlayabilecek olsam, verilidir. Ve benim evrenimin varlığı olarak değil, salt özneolarakv lece tanım gereği tanımak, bilmek Iconnaitre], yani nesne olarak
Jımı :i(,mhmm;mıı,, u<-.urU\' gibi duyumsarken, baik.ısımn I- ,y , ni(icclogMul,uı doğruya w İM-ndı varlığımla birlikte duyuı,
Aynı anda da. omm sonsuz özgürlüğünü duyumsaım, nû’h, b,,„m um mtımkun olanlar bir r^zgurluk ıvm ve bir özgürlük aracılığıyla v<- yalnızca onun için ve omın araç ılığıyla sınıflandırılmış ve dondurulmıış olabdnln Maddi bır engel benim inıkıinlarmıı donduramaz, böyle bir engel benim ic.m yalnızca başka mümkun olanlara ıloğru anlımda bulunmamın vesilesidir, onlara bıı dışsal-lıkkazandıraınaz Yağmur yağdığı için evde kalmak ile dışarı çıkmanız yasaklandığı için evde kalmak aynı şey değildir. Birinci şıkta, edımletımm sonuçlarını dikkate alarak, evde kalmak için ben-kendim karar veririm; “yağırım” engelini benım-kendime doğru gende bırakır, onu bir araç kılarım. İkim ı şıkta, çıkmak ya da kalmak konusundaki bizatihi imkânlarım geride bırakılmış ve dondurulmuş olarak bana sunulurlar ve bir özgürlük bu imkânları hem ongorur hem de önler. Bir başkası tarafından buyuruldugu zaman bizi irkiltecek olan şeyi, sık sık, çok doğallıkla ve rahatsız olmadan yapıyorsak, bu kapris değildir. Cunku düzen ve savunma, başkasının özgürlüğünü kendi köleleğımiz içinde sınamamızı gerektirir. Böylecc imkânlarımın bana yönelen bakış içindeki olumu bana başkasının özgürlüğünü duyumsatır; bu ölüm ancak bu özgürlüğün bağrında gerçekleşir ve ben, benim-kendım için erişilmez; ama yine de ben, ben-kendim olarak başkasının özgürlüğünün bağrına fırlatılırım, terk edilirim, Bü sınamayla bağlanıl halinde, tümel zamana aidiyetim de bana ancak özerk bir zamansallaşma aracılığıyla içerilmiş ve gerçekleştirilmiş olarak görünebilir, yalnızca kendini za-mansallaştıran bir kendi-ıçin beni zamanın içine fırlatabilir.
Böylece bakış aracılığıyla başkasını, somüt bir biçimde, kendi imkânlarına doğru zaraansallaşırken bir dünyayı var kılan özgür ve bilinçli özne olarak duyumsarım Ve bu öznenin aracısız mevcudiyeti, benim-kendi hakkımda oluşturmaya çalışacağım her türlü düşüncenin zorunlu koşuludur. Başkası, hiçbir şeyin beni ayırmadığı bu ben-kendimdir, onun salt ve tastamam özgürlüğü dışında, yani tek ba-jnakendi için ve kendi aracılığıyla daha olacak olduğu, daha olması gereken ken iı-kendimn o belirsizliği dışında kesinlikle hiçbir şey beni ondan ayırmaz.
Sağduyunun her zaman tekbenciliğin karşısına çıkarmış olduğu o sarsılma iirenışleri açıklamaya girişmek için şimdi artık yeterince şey biliyoruz. Nitekir
direnişler başkasının kendini bana somut ve besbelli bir mevcudiyet olara 'tîmesınde temellenir, bu, hiçbir biçimde kendimden devşıremediğim ve (hiçb..replika saat yazdı..